köpek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köpek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2014 Pazartesi

yaşam ellerinizde



HAytap kuruluşunun sevdiğim güzel bir sözü var''YAŞAM ELERİNİZDE''





bu sıralar bol kepçeden,teknolojinin gözünü severim diyorum,evrensel iletişimle,insanlar birbirine kolayca ulaşabiliyor,kolayca iş görüşmelerini,iş faaliyetlerini yapıveriyor,kolayca ilgi alanlarına ulaşıyor,
İnsanlar kolayca bir sosyal sorumluluk projesi başlatıp,insanlarla paylaşımda bulunabiliyor,yaşasınnnn

örnek, @koycelebritysi instagram hesabında başlatılan bir sosyal sorumluluk projesiydi,geliri hayvanların tedavisinden kullanılmak üzere,hobisi olan succulentlerin paylaşımı,#hayatsuccoda etiketiyle
instagram hesabı üzerinden duyuruldu

harika bir fikirdi bence,Sira ve ben,emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunarız



Sira,sokakta besleme yapılan bir alanda yaşıyordu,onu gördüğümde,artık başka bir hayvanın yaşamına destek verebileceğimi düşündüm,ŞApilin acısını yaşayıp,acısını özümseyip kendime katmıştım,başka bi canla yoldaşlık yapmaya hazırdım,ve yola çıktık bakalım:)

DOĞAdaki hayvanlara destek olabilmemiz için bir sürü yol var,

''YAŞAM ELLERİNİZDE''




10 Aralık 2013 Salı

Sokak köpekleri,Doğa köpekleri,İstanbul Köpekleri





İnsanlar bütün Evreni sahipleniyor,toprak,su,hava,uzay hepsi benim benim benim havalarındayız,
bencil İnsanoğlu,dünyayı hızla mahvediyor,
bencil İnsanoğlu mahvettiği dünyanın bir gün bunun hesabını soracağını bir gün bile hatırlamıyor mu,

  



İstanbul'un köpekleri kitabında ''18.yüZyılda Seyyah jean Thevenot şöyle yazıyordu: "Türkler! Şu kadar Köpek,kedi beslensin diye büyük servetler bırakırlar,Sadakaları dağıtsınlar diye fırıncılara,kasaplara para verirler,bu da titizlikle yerine getirilir.Susuzluktan kurumasın diye Kısır ağaçlara her gün su vermesi için esnafa para verecek kadar deliler çıkıyor aralarında''
biz bunları hatırlıyor muyuz,

''Sokak köpeği'' hiç anlam veremediğim bir kavram,anlam veremediğimden kullanmadığım bir kavram,anlam verip,kullananın çok olduğu bir kavram,

yerel bi gazete,meydanları sokak köpeklerinin bastığını,insanlara saldırdığını iddia edip,belediye yetkilisine yüklenmişti,

meydanların sadece insanlara ait olduğunu nasıl düşenebiliyoruz,doğanın sadece insanlara ait olduğunu nereden  öğreniyoruz,

İnsaların olduğu gb Hayvanların da Doğada,barınma,yeme içme,üreme,gezme dolaşma hatta suç işleme hakkı vardır.onlar yaşam alanlarını bizle paylaşırken,biz onlardan onlarsız bir yaşam alanının hep daha fazlasını istiyoruz,

Hayvanlar yeteri kadarı için yaşam mücadele verir,insansa HEP DAHA FAZLASI için yaşam mücadelesi veriyor,

özellikle tek tanrılı dinlerde İnsanın üstünlüğüne vurgu yapılır,hayvanları ve insanları tanıdıkça en aşağıdaki yaradılanın İnsan olduğunu düşünmeye başladım,

eğer insanın üstünlüğünden bahsediliyorsa,bunu kanıtlamamız gerekmez mi???

sadece kendimiz için değil,Doğa daki hepimiz için İnsan olmamız gerekmez mi??? 







8 Ekim 2013 Salı

Rüya Şapil



Bugün sen benim Rüya Şapilimdin,

Doğumgünümde gerçekleşecek bir dilek hakkım olsaydı,bi an düşünmeden Şapil diycektim,kalbinin atışını,nefesini yine hissedecektim,ama bir dilek hakkım olmadı
                                  demiştim

bugün yine bir fırlamalık yaptın,rüyama girdin ansızın

yanıma geldin sanki,kalbini  hissetmek için dokundum sanki,hemen gittin sanki,
hem de hiç sevmediğin banyoya,beni bırakıp,kabine gidip oturdun,ölece bakakaldım,,,


Sensizliğe ağlamaya alışmışken,Sensizliğe alışamamışken

              Sen yoksun diye kestirdiğim saçlar geri gelirken,Sen Geri gelmezken


                         Seni rüyalarımdan Çıkarıp geri getiremezken


                                  Büyümek Ne garip şey ŞAPİL






27 Temmuz 2013 Cumartesi

Almanya Sarı Yol




Almanya'ya bir yerlerden başlamam lazım,biliyorum,Almanya'ya ne çok hayranlık duydum,Almanya'yı ne çok konuştum,Almanya'yı ne çok takdir ettim,Aslında,

Almanya'ya gideceğim haberine sevincim yarıda kalmıştı, Şapil yüzünden,Almanya'ya gideceğimi duyduğumda, dönem Şapil için biraz kritikti,kızgınlık döneminde olacaktı ve ben onu yine bahçeye bırakacaktım,ilk gebeliğinden sonra planladığım kısırlaştırmayı yaptırcaktım,bu sefer iyileşme süresi uzarsa burada ben olmazsam diye,bir sürü düşüncelerdeyken,veterinerle görüşüp aşılarıydı,ameliyatıydı plan yaparken,Şapilim son kez ona sarılamadan elvada dedi,4 ay oldu,hala ara ara içimden çığlıklar atıyorum,

Almanya'ya iki haftalığına gittim,hem çok güzeldi,hem çok salya sümük,Almanya'ya gitmeden bütün işlerimi halletmem gerektiği için bazı zamanlar kendimi tutmam gerekti,tuttuğum acıların patlamasını yaşadım Almanya'da,Almanya'da her yerde can dost köpekler var,parkta,yolda,trende,en çok ağladığım yerlerden biri trenlerdi,Almanya'da insanlar trende ayrılan bazı bölümlere köpekleriyle binebiliyorlar,hatta bi kadına bizim ülkemizde köpeklerle trene binemediğimizi söyledim,bi fotoğraf çekebilmek için izin aldım,sonra o hiç tanımadığım kadına Şapilimin öldüğünü,Almanya'da tatilde olmama rağmen,tatilde olamadığımı anlattım çat pat,koca oğlan yanıma geldi,koca gözleriyle bana baktı,kulaklarının arkasını,yüzünü sevdim,Şapile selamımı iletmesini aklımdan geçirdim,bide kadının karşısında ağladım,tam oldu,deli bu kadın demiştir:))

Almanya Gri olabilirdi ama Sarıydı benim için,Güneşten,Ayrılıktan,Özlemden

daha önce bi yazı paylaşmıştım,içimdeki sarı rengin bu kadar haykırdığını duymamıştım diye,
                                                                                                                    Sanırsam Şapilmiş

Çıktığınız yol Bazen Sapsarıdır,Ayrılıktır,Özlemdir







umarım Sizin kocaman güzel zamanlarınız olur,Hoşça Kalın



13 Temmuz 2013 Cumartesi

duymadı,bekledim,gelmedi



yazdıklarımı okuyan birileri var mı bilmiyorum,ama,sizle daha faydalı olabilecek şeyler paylaşmam gerektiğini biliyorum,farkındayım,ama,yapamıyorum

bi proje için gittiğim AlmanyA mesela,bi proje için gittiğim Almanya dan dönüşümde gerçekleştirmeye çalıştığım Bİsiklet projemden mesela;bir aya yakındır işe  bisikletle gittiğimden;Almanya dan geldikten sonra Bez Çanta kullandığımdan

ama yapamıyorum;şapilimi  özlüyorum

geçenlerde kendimi zorladım, merdivenleri çıktım,sesimi duymadı,duyardı,camın önüne oturdum,bekledim,gelmedi,uyusada Duyardı,Gelirdi, Şapil

10 Mayıs 2013 Cuma

hani bana arada yaz demiştin ya




hani bana arada yaz demiştin ya,arada yazmadıklarımı yazayım sana istedim,bi arkadaş

o öldüğünden beri her gün belirsiz aralıklarla ağlıyorum,hani ne kadar sevdiğimi bildiğin siyah zeytini    ağzıma bile alamıyorum,hiç giymediğim kadar siyah giyiniyorum,makyaj yapmıyorum,hiç olmadığı kadar müzikten uzağım,doğan güneşli günler fazlaca parlak geliyor,öten kuşları dinleyemiyorum,havlayan köpekleri duymamaya çalışıyorum,evin ikinci katına çıkamıyorum,mezarına gidemiyorum,yakınından bile geçemiyorum,

dolmuştayken üstümde ısrarla gezinen kocaman siyah karıncayı iki kere yere bırakmama rağmen poşetim de eve gelmesiyle o nun yeniden bir karınca olarak doğmuş olabilirliğini düşünebiliyorum,

yeni tanışıp kıpraştığım gri ülke Almanya'ya kaçıp yollarda kaybolmayı düşünüyorum,

bunların hiç birinden haberin olmadı,canımın en çok acıdığı zamanda yanımda olmadın,ama hiç zoruma gitmedi hiç alınmadım,

bu arada dostluğun ne olduğunu öğreten can dost oldu,Dost,sadece iyi gün değilmiş,her gün belirsiz aralıklarla ağladığın,yüreğinin en acıdığı,ruhunun siyah kırmızı olduğu zamanlarda,göz olan dil olan kulak olan omuz olan yürek olabilenmiş,öğrendim,

kendimle ilgili,insanlarla ilgili o kadar çok şeye alıştım ki,

                           ama onun ölümüne,bu acıya alışamıyorum,

hep yarım kalmaya alışmıştım sanki ama bu yarım kalışa alışamıyorum,

bugün şapilimin aşı zamanının geldiğini hatırlatmak için veterinerimiz aradı,Dağıttı beni,,,


bi arkadaş, bunlardan haberin var mıydı,,,




Gökyüzü,toprağıma döktüğün gözyaşların,yüreğime attığın ateşini söndürmeyecek,
                                        toprağımı tekrardan yeşertmeyecek,,,


Gök, bunların hepsinden  haberin var demi,,,
                                                           













5 Aralık 2012 Çarşamba

kasım ayı manzaralarım



kasım yakışıklı maratoncu havhav candı

kasım şüpheci miyav candı



kasım beypazarı çekimlerindeki gül güzeli miyav candı


kasım beypazarlı iki dost miyav canlardı

kasım boğaz aşığı kız kulesi cikcik canlardı




ı
kasım yemek molasındaki cikcik canlardı


kasım Ordulu meraklı miyav candı

kasım karadenizin cikcik canlarıydı


kasım yüksek seven maceracı bilibili candı


kasım boztepenin canayakın dost candı

kasım cana yakın ama mesafeli miyav candı

kasım mankenim tatlım yakısıklım havhav candı

kasım bu güzel canların iyi bir yaşam hakkı dileği

kasım bu güzel canlara dokunma haykırışlarıydı

30 Kasım 2012 Cuma

spagetti isteyen can



iddia ediyorum,rejim olayı Türk bünyesine,alışkanlıklarına,yaşama şekline,yaşam lezzetlerine ters,,,

kilo vermek için spor salonlarına giden naciz vücudum,iflah olmaz,dur durak tanımayan,istedikçe daha çok almasını bilen geniş midemin parmağında fır fır döndürülüyor,spora başlayıp iki haftada iki kilo alıyor,spordan sonra muhteşem K lı pastayı yiyebilmek için,spora bisikletle gidip,muhteşem K lı malzemeleri bulmak için nefesten kesilene kadar dükkan dükkan pedal sallıyor,yeni yerleri gezerken,yeni lezzetleri tatmadan geçip gidilmesin diye adımlarına kara sullar iniyor,reklamları seyrederken tepside fosurdayan simitleri,soslu spagettileri görüyor,aklı fikri ruhu ızdırap çekiyor:)

nihayet spagetti yapıp aklım  fikrim midem huzura erecekti,,,






tam işte ruhum huzura erecektiki,kısa süreliğine ayrı kalmamız gereken Şapilim aklıma geldi,sonrası da çorap söküğü gb ilerledi:)Şapil bir süredir bahçe evimizde yaşıyor,her gün çok özlüyorum,buluşma vakitlerimiz bana yetmiyor:)evde küçük değişiklikler yapıp tekrar getircektim,bizim kız özgür ruhu ve iradesiyle,yeni yerleri keşfederken,yeni erkeklerle tanışıp,fazlaca anlaşmış,şimdi koca göbeği bir oraya bir buraya devirip duruyor:)




sonra insanların hayvanları kısırlaştırmayla ilgili paylaşımları aklıma geldi,keneler insanları ısırıp ölümcül virüsler bulaştırmasın diye,keneler üzerinde yapılan kısırlaştırma projesini hatırladım,bana da Şapili kısırlaştırmam  gerektiğini söyleyenler oldu,aklımı karıştıran yazılar da okudum,ama bunu yapmadım belki de yapamadım,kısırlaştırmayı savunan bir sürü insan olduğunu biliyorum,tamamen haklı gerekçeleri olduğunu da biliyorum,
sokaktaki canlar benim de içimi acıtıyor,hiçbirine yemeğe,sevgiye muhtaç bir yaşam layık görmüyorum,

ama
onlar bizim için yaşamıyorlar,bizim isteklerimiz,dileklerimiz için dünyaya gelmediler,gelmiyorlar,,,

izlediğim belgesellerden,okuduğum kitaplardan anladığım,evrendeki her canlının yegane amacı üremek,
üremek için besleniyor,üremek için çalışıyor,çabalıyor,savaşıyor,üremek için ölüyor,
biz bütün isteklerimizle,iyi dileklerimizle onların hayatına ne kadar müdahale etmeliyiz???
insanların arzuları neticesinde hayvanların türlerini değiştiriyoruz,türleri çeşitlendiriyoruz,boylarına,tüy yapılarına,karakter yapılarına göre alternatiflerimizi arttırıyoruz,en yeni köpek ırklarından biri olan Dogo Argentino canları için 9 köpek ırkını harmanlıyoruz,doğanın vahşi kedileriyle seçilen evcil kedileri çiftleştirip ortaya karışık canlar koyuyoruz.
insanların arzuları neticesinde bitki türlerini değiştiriyoruz,türleri çeşitlendiriyoruz,boyutlarına,renklerine,çekirdeklerine,güzelliğine,lezzetlerine,keyif vericiliğine,uyarıcılığına müdahale edip arzulamızı tatmin ediyoruz.
pekiiii

''bir elmanın sizi kullandığını düşündünüz mü hiç?''

bu kitap idefix önerilerinden biriydi,iyi ki sepetime eklemişim,iyi ki bana katmışım,bu kitap elma,lale,kenevir ve patatesin ve onların kaderlerini bizimkine bağlayan insani arzuların hikayesini anlatıyor,sizi ters köşe ediyor,bitkilere,arılara,zararlılara bir başka gözle bakmaya davet ediyor,
...''Biçimi ve kokusu sayısız nesiller boyunca arılar tarafından seçilmiş olan elma çiçeği gb,patatesin de boyutu ve tadı,sayısız nesiller boyunca bizim tarafımızdan seçilmiştir.Arıların da insanların da seçim kriterleri vardır:arı açısından simetri ve tatlılık;patates yiyen insan açısından da ağırlık ve besin değeri.Birimizin,zaman zaman arzularının farkında olacak şekilde evrilmiş oluşu,bu düzenlemede rol alan çiçek ya da patates açısından fark etmez.Bu bitkilerin önem verdiği tek şey,her varlığın en temel genetik düzeyde önem verdiği şeydir:kensinin daha çok kopyasını çıkarmak.Bu bitkiler deneme yanılma yöntemiyle bunu yapmanın en iyi yolunun hayvanları arı ya da insan,fark etmez.genlerini yaymaya ikna etmek olduğunu öğrenmiştir.Nasıl mı?Hayvanların bilinçli olan ya da olmayan arzularıyla oynayarak.Bunu yapmayı en etkin biçimde başaran çiçekler ya da patatesler,daha verimli olan ve daha fazla çoğalanlardır.''....
kitap dört arzunun,dört bitkinin kaderiyle bağlantısını anlatıyor,elmanın hikayesinde geniş anlamıyla tanımlanan tatlılık;laleninkinde güzellik;kenevirinkinde sarhoşluk ve patatesin hikayesinde de kontrol,
Arzular gereği daha parlak,biçimli,lezzetli,verimli patates kızartmaları  üretebilmek için genetiğiyle ne boyutlarda oynandığından haberdar ediyor,kusursuzluğunu bozmasın diye üstündeki böceği öldüren genetiğiyle oynanmış patateslerle,bu patatesleri üreten çiftçilerin tarlaya kimyasal bıraktıkları dönemde tarlaya asla girmedikleri bilgisiyle beni şaşırtıyor,

biz evrendeki canlılara ne kadar müdahale etmeliyiz?birbirimizin arzularını ne kadar tatmin etmeliyiz???



güzel elma,tatlı elma birbirimizi kullanmayı,evrende varolmamızı kabul ediyorum:)

afiyetler olsun;) 

14 Mart 2012 Çarşamba

köpek eğitiminde ceza-biberiye yağı

benim küçüğüm akıllı agresifim ilk aylardan ne kadar zorlu bir kız olacağını göstermişti.

şapilimin merhabası ufak ısırıklardır.işten gelme saatimi bilir,kapının ardında öle beklerdi,hoş beş biraz sevgi yumağı olur,5dk bile geçmeden direk ayaklarımı ısırır,kıyafetlerime atılır,hızını alamazsa bacaklarıma geçerdi.ben yokken yaptıklarıda cabası tabi:)

herşeyi bırakıp ona vakit ayırırken,şapilimle vakit geçirmek zulüme dönüşüyodu.ödüllü eğitime kolay cevap  veriyorlar sanırsam ki şapil 2 günde tuvalet,otur-bekle-yat eğitimini kabul etti.bizim için hayırlı eğitim feciydi hayır dedikçe,uzaklaştırdıkça daha çok sinirleniyodu,daha saldırgan oluyodu,sesimi yükseltmeyi sevmediğim için bağıramazdım,bağırdımda da bi bakış atıp devam ediyodu,kıyamadığımdan poposuna bile vurmuşluğum sayılıdır,burnuna dokunuş taktikleride sivrisinek saz mevzusuydu onun için:)arkamı döner otururdum dolanır ısırmaya devam ederdi:)))elimden hiçbişey gelmediği için yanında ağlayarak oturup kaldığım zamanlarda bile hiç umursamaz,ısırmaya devam ederdi:((tesadüfi olarak oyuncak silah sesinin etkisini keşfettim fakat pek kısa sürdü etkisi,onu da keşfetti,tınlamaz oldu.hergün dışarı gezmesine çıkarırdım,bi sinirle,kırgınlıkla gelirdik,şapilin seyir defterine uymadığımdan mıdır,yolda ki başka şeyleri yemesine izin vermediğim için midir,başka nedenle midir gözlemlemeye çalışmama rağmen cevap alamadığım bi nedenlerdir kafasına eser yürüyüşün ortasında ayağımı ısırmaya başlardı.
köpeğiyle yürüyüşe çıkarken yanına düdük alan benden başka biri var mıdır???onu da denedim ama fazla gürültü bi yöntem olduğu için sabahın erken saatlerinde ve ilerleyen saatlerde kullanmak biraz sıkıntı oldu.

Sonra,günlerden bir gün evcil hayvan dükkanında beyaz kemik mamalarından gördüm ve aldım.Ne güzel bi keşifti benim için:)şapil hiçbişeye saldırmadan sessiz sakin yanımda oturabildi,ısırmaması için sürekli elinden ağzından bişeyleri almak zorunda kalmadım, o sinirlenmedi,ben rahatladım.Sonra kemiğin bana sağladığı maximum 1 saat sonrasında şapil yine oraya buraya saldırmaya başıyodu,ama kesinlikle daha sakindi
.


 bunlar şapilin kafasındaki esintileri durdurmadı,esintiler devam ettikçe şapil estirirdi,bi esintide şapil parkelere kadar sürüklendi:)ordan sökmeye çalıştı ve o anda kafamda ampül yandı.

bu ampülün adı '' biberiye yağı''ydı.kesin başka bişey için almıştım ama nasipi kısmetinde şapile ceza olmak varmış:)parkeye yaklaşır yaklaşmaz biberiye yağı şişesini burnuna yaklaştırdım, ve mucizeee gerçekleşti!!! şapil sinirlenmeden uzağa kaçtı:)))yan yan bakarak bir kaç kes daha denedi, aynı şeyi yaptım.biberiye yağının bir kısmınıda sulandırdım,boş bi sprey şişesine boşalttım, sulandırdığım yağı yaklaşmasını istemediğim parke üstüne sıktım,bazen de ona dogru sıktım veya sıkar gb yaptım,biraz uzak mesafa sıkmaya gayret gösterdim ve sonuç hiç başarmadığımız kadar güzeldi.

Sinirlenmedi,Isırmadı,Yapmaması gerektiğini anladı,Yapmadı...

köpeğiniz ilk eve geldiğinde ayağınızı ısırmaya başladıysa muhakkak ayağınıza bu yağlardan sürmenizi tavsiye ederim.zarar vermek istemediğiniz Mobilyaların bir kısmınada sulandırıp sıkabilirsiniz,VeYAA girmesini istemediğiniz bi oda varsa(mutfak vs.) kapı sınırına bundan sıkabilirsiniz,sinir stres yapmadan, işten gelip onla beraber olacağınız saatleri hergün yeni taktiklerle,hayırı öğrenmesi için çalışma yapmadan sessiz sedasız daha güzel geçirebilirsiniz,Şapil 9 aylıktı biberiye yağını keşfettiğimde,daha önce keşfetmeyi çok isterdim.vakit kaybetmeden deneyin,farkını göreceksiniz.

Umarım köpek dostunuzla çok zor durumda değilsinizdir,eğer öyleysenizde biberiye yağının  her derdinize deva olmasını dilerim.

(Özellikle çok havlayan köpeklere kullanılan şoklu tasmalara karşı büyük bir alternatif olmasını dilerim)

23 Şubat 2012 Perşembe

kitap okumak lazım


bu kitapları geçen sene ıdefıx'den almıştım.tam da doğum günümde göndermişlerdi,nasu nasu mutlu olmuştum.küçük bi şehirde yaşayıp,istediği kitapları bulamayanlar hissettiklerimi bilirler:(kitapçı kitapçı gezerdim sonu hüsran olurdu,kitap alabilmek için beklemem gerekirdi.bir çok konuda eski usüle bağlıyım ama konu kitap olunca modern usülü tercih ediyorum.yalnız e-kitap fikrine hiç alışamadım. http://www.idefıx.com/ a kocaman teşekkürler.bana kocaman kolaylık,zaman,kitap kazandırıp beni mutlu ettiği için,

ilk başta kendimden utanarak bu kitapları hala bitiremediğimi tarafınıza iletirim ve beni ayıplamanızın gerektiğini arz ederim.elimdeki kitap aylardır bitmiyor,bitiremiyorum,çok ayıp ediyorum,biliyorum.

şapşal şapilim dalgasını çoktan geçiyooo,peh diyooo böle pc basındayken çok bitirirsin:(



görürsün diyorum ve teşvik için ıdefıx alışveriş listemde bekleyen kitaplarımı düşünüyorum:)

yapabilirim demi?

26 Ocak 2012 Perşembe

bugün bakışım

bugün beni ne anlatabilir diye resimlere bakıyordum.bide ne göreyim işte bugünkü ben ve bakışım:)
bana haftalar öncesinden güvence veren oda başkanının,imzalatmaya götürdüğüm evrak karşısında,görevlinin gelip başkanım biz başka projeye ortak olduk demesiyle,odada böylece kalakalışım:)

başkan bakışlarımı farketti mi bilmiyorum ama giderken  yardımcı olacağız diye uğurluyordu:)

25 Ocak 2012 Çarşamba

şapşal köpek şapilim

pazartesi son teslim tarihi olan bir işim var ve ben oralı olamıyorum.Aklım,elim gönlüm varmıyor,Şapşal şapilimde aklım,gönlüm.Hasta olmamasını diliyorum.Pc başındayım,o yanımda ,dönüp dönüp öpüyorum,karnından gelen gurultularla ilgili kafamda kurgular yapıyorum.Geçmişe dönüyorum,ilk defa hastalandığında yaşadıklarıma,gençlik hastalığı şüphelerine,başında sabahladığım gecelere,her nefesinde son nefesimi diye ölüp dirildiğim günlere,tek iyileşşin bütün yaramazlıklarına razı olduğum dileklere,haykıra kaykıra ağladığım zamanlara gidiyorum.koruyucu ailesi olarak çıktığım yolda kendimi sorguluyorum.onun için kötünün bi iyisi miyim yoksa,en kötüsümü yüm diye düşünüyorum.
2 aylıkken buldum onu,küçücük biyere kapatılmıs,ekmekli su veriyorlardı.dayanamayıp üstü kapalı
teraslı evimize getirdim.yaz mevsiminde oldugumuz için sorun olmaz diye düşündüm.bu sırada yuva bulacaktım.Sadece 2 haftalığına getirmiştim bu şeker kızı



böle şeker görüntüsüne aldanmamak lazımmış.Hergün sabır sınırlarımı zorladı.yanına gittiğimde direk ayaklarımı ısırır,en sevdiğim kıyafetlerimi parçaladı.Terastaki bütün eşyaları günden güne kemirip,parçaladı.bi koltuk takımını çöpe çıkardı.yerdeki halıları,ahşap eşyalarımızı kemirdi,mutfak dolabında delikler açtı,duvarı kemiren tek köpek midir merak ediyorum:?En feci yaramazlık olarak saksıdaki süs bitkilerimizi öldürüyor.8 aylık  olmasına rağmen bunların hepsine devam ediyor.


hergün hayır şapil,ısırma,hayır,hayır şapil,
                           sen canavar değilsin şapil,
                            hayır şapil sen uzaylı değilsin nakaratlı şarkılar söylüyordum.



hergün ailemle,şapşalla,etrafla mücadele verdim.Çok ağladım onun için,hiç düzelmeyen uyutulan köpeklerden biri olcağından çok korkuyordum.3aylıkken annemin elinde açtığı 5 dikişlik ısırık yarası,beni iyice endişelendirdi.

Bu sırada hergün yuva aradım.Melez ve dişi bi köpek için durum daha zormuş anladım.Yuva aramak için girdiğim web sitelerinde ruhum daraldı.Birsürü yuva arayan köpek vardı.sokağa atılan cins köpekler vardı.insanlar tarafından caniliğe maruz kalan köpekler vardı:(
Benim şapilimi, ev köpeği olarak göremediler,bayanlar için yeterli sevimlilikte,güzellikte ve evcil değildi.Hala etrafımdakiler şapil büyüdü artık ver deyip,sokakta buldukları yeni yavru köpeğe bakmamı söylüyorlar,sırf daha güzel olduğunu düşündükleri için.umrumda değil tabiki.Bahçede bakmak isteyenler çıktı ama yıllarca bi ipe bağlı yaşayıp ölmesi düşüncesine dayanamıyorum.

doğru olan hangisi daha çok düşünüyorum,hastalancağından ödüm koptuğu zamanlar,

kontrol edebileceğim sıcak bi oda,bazı zamanlar sıcakta ve soğukta teras,sevdiği yemekler,günlük yürüyüşler,araba gezmeleri,yaz tatilleri ve onu çok ama çok seven ben mi?

bahçede,mis toprakta,barakasında,yemek,ipe bağlanmış bi ömür,belki onu benim kadar çok sevecek bir aile mi?



onun için doğru olan hangisi???