gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2013 Salı

Akyaka-Azmak çayı



Bazı yerlere ilk görüşte vuruluruz,Akyaka-Azmak çayına hissettiğim bu sanki,

Daha önceki yazımda Mika Turla şeker bayramında  Likya turumdan bahsetmiştim,3 gün güneşi batırmıştım.

4.gün güneşi doğduğunda,yeni doğan güneş,yoluma Akyaka-Azmak çayını çıkardı,Ne muhteşemdi
















şuracıkta minderlere uzanıp,yudumlananın tadı bir başka olmaz mı,




şuracıkta oturup,yenilen tat damakta kalmaz mı,



şuracıkta ilerlerken,gören gözler bayram etmez mi,



şuracıkta bunları gören akıl ''DOĞAL AKVARYUMLARA GİDELİM'' demez mi





iyi ki yoluma çıktın,iyi ki benim yaşanmışlıklarımda yerini aldım,



                                                   iyi ki ben senin yaşanmışlıklarında yerimi aldım





hala bi haber olduğumuz,iyi ki yolum oldun diyeceğimiz yollarda görüşmek dileğiyle

16 Ağustos 2013 Cuma

1 Ağustos 2013 Perşembe

Almanya ulaşım tren




Almanya'da iki hafta kaldım,toplamda duyduğum korna sesi  ikidir sanırsam,gerçek söylüyorum,hiç abartmadan söylüyorum,Almanya'da sokaklarda yaya olarak bulunuyorsanız havanız binbeşyüz:)
koşa oynaya yaya olası  geliyo insanın,araçlar yayalara bisikletlilere öncelik veriyorlar,şehir içinde 30 la gidiyo araba sürücüleri,daha da inanılmaz olan ortada hiç trafik polisi olmadan yapmaları,tabi ki zorlayıcı para cezaları varmış,para cezasının ötesinde bir bilinçleri var sanki

insana,doğaya,hayvana her bi şeye saygı duyuyorlar

Almanya trenlerinde seyahat ederken bir Türk ailesiyle tanıştık,Almanya tren sisteminden övgüyle bahsederken,Amerika da bulunduklarını,Amerika da trene binmenin  yoksulluk göstergesi olduğunu söylediler,oysaki Almanya'da medeniyet göstergesi, bu ülkelerin trene olan yaklaşımlarında,dünya siyasetindeki farklarınıda görebilirsiniz,

bizim T.C.D.D onların DB BAHN sı,demir yollarımızın farklılığı  harflerin farklılığından çok ötelere gidiyor, inanılmaz demir yolu ağları var,tekrar diyorum helal olsun kardeşim,







Almanya  yabancı dilinizin yetersiz olmasına üzülmeyeceğiniz nadir ülkedir sanırsam:)her yerde Türk,Türkçe konuşan insanlar var,Trene binmek için tereddüt etmeyin,size Türkçe yardım etcek bi istasyon insan var:)

Siz nereye gideceğinize karar verin sadece ,

Almanya ülke durumları gereği bi çok işlemi makinelere yaptırıyor,bizim ülkemizdeki kadar yüz yüze işlem yaptıracağınız yada yaptırmaya çalışacağınız eleman sayıları yok,danışma ofislerinden  küçük bir ücret farkıyla bilet alabilirsiniz, tren biletlerini makinelerden alırken,Türkçe menü seçebiliyorsunuz,Almanya ya 5 kişilik bir grup olarak giderseniz ulaşım masraflarınız çok daha ucuza geliyor,ICE kodu hızlı treni ifade ediyor,daha pahalı



bi süre sonra biz ana merkez istasyonun(Hbf) almanca telafuzunu öğrenmiştik:)

gideceğimiz yeri belirledikten sonra,istasyondaki büyük ana ekranlardan gideceğimiz yerin ismini taradık,biletlerimizi aldık


saatlerine göre,yanlarında harf ve numaralar yazıyor,bunlar inip bineceğiniz yerleri gösteriyor,


bu bilgilerin üstüne yola çıkmaya hazırız,bi sigara molası vereyim diyorsanız,sigara içilebilir alana gitmelisiniz

trende köpekleriyle,bisikletleriyle,çocuklarıyla yolculuk yapanların aynı bölümde olmaları bu insanlara saygımı bi kat daha yükseltti,aynı sevgiyi,saygıyı,anlayışı bizim ülkemizde de umut ettim,

kötü tren maceram olmadı mı oldu,Köln-Frankfurt arası yanlış trene bindik,bütün ekranları doğru kontrol etmemize,doğru yerde ve zamanda olmamıza,Türk görevliye sormamıza rağmen,ne olursa olsun trenin önünde  yazan istasyonun sizin istasyonunuz olduğunu kontrol edin,


Köln yolculuğuna Hanau dan 17.04.2013 te 12:09 da başladık,18.04.13 03:07 de Frankfurt havaalanına ulaşabildik,bin bir zahmetle,her türlü istasyonda indi bindi yaptıktan,her türlü trene bindikten sonra:)
akşam belirli saatten sonra öle rahat rahat tren bulamıyormuşuz öğrendik,sabahı beklememiz gerekiyormuş,havaalanı böle kötü bir günün sonunda sabahlayabileceğiniz en rahat yer olabilir:)



ben otele dönüş yolunu bulmaya çalışırken babam çok rahattı:)

benim tek stresim oteli bulma telaşı değildi,grubumuz sabah 8 de yola çıkacaklarını,bekleyemeyeceklerini,onlara yetişmemiz gerektiğini söylediler,Fransayı kaçırmak istemiyordum,
 birileri rüyalardayken,azmeden Türk muradına erdi :)


21 Şubat 2013 Perşembe

Ordu-Yason Burnu-Renk Terapisi-Sarı



kendimi dinlemeye vakit bırakmadan içimdeki enerjinin  SARI diye bağırdığı bir dönemdeyim,daha önce bir renk bana böyle seslenmemiş miydi,ben mi bir rengin sesini böyle duymamıştım karar veremedim,büyüyor muyum neyim:)

neler olduğunu bulmam lazım diye düşündüm,hayatımda eksik olanlarla vücudumdaki eksik olanların toplamından mıdır,eşitliğin SARI çıkması

renklerin dilini dinleme yöntemiyle sağlama yapmayı denedim,

''insan bedenindeki 7 enerji merkezi gökkuşağının 7 doğal rengini alır,renklerin tedavi edici olması,vücuttaki enerji merkezlerinin renginin renk çarkında olmasına bağlıdır,her enerji merkezinin kendine özgü rengi vardır,7 renkten her biri,bağlantılı bulundukları enerji merkezi bölgesindeki organların hastalıklarının tedavisinde kullanılır,renk terapisinde kullanılan renkler;kırmızı,turuncu,sarı,yeşil,turkuaz,lacivert ve mordur,renklerden özellikle SARI,yeşil,mavi ve mor daha etkili şifa verir,''
yöntemin esaslarından hareketle ben 4.Şakrayı seçtim,adı karın,bedendeki yeri mide,etkileyen madde ateş,hissiyat görme,etki bezi pankreas,rengi SARI,taşı sarı taş amber silin,kokusu limon lavanta biberiye

en uygun rengimi buldum SARI,

rengi düşündüm,içime yani istediğim bölgeye çektim çektim çektim

ben bu terapiyi düşünürken ORdu-Yason burnundaydım,gün batımını seyretmeye gittim,iyi ki gitmişim,Ordu'ya yolunuz düşerse eski yoldan yeşilin seyir keyfine varın derim,Perşembe ilçesine bağlı yason burnuna gidin,gün batımını bir de ordan seyredin,ikinci dereceden arkeolojik kiliseye tanıklık edin,balık yiyin,muhakkak fındık tatlısını tadın

üstüne bir de renk terapisi yapmak isterseniz,

gözlerinizi kapatın,mis gb havasını derin derin soluk alıp verin,
soluk alıp verirken güneşin kızıllığını düşünün

sonra portakal bahçelerinde düşsel bir yolculukta turuncu rengi soluyup,ekin rengi SARI rengi düşünün



sonra yeşil ormanlıklara ve kırlara bir gezintiye çıkarak yeşilin enerjisini kalbinizin derinliklerinde hissedin,derin nefes alın,





sonra gökyüzün maviliklerinde dolaşıp,mavi denizlere dalabilirsiniz






 sonra gecenin maviliğine dalarak laciverdi düşleyin,


sonra parlak bir beyazlığı düşünün,mor,pembe bir dünyada olduğunuzu hissedin:)


umarım bu yolculuğun sonunda çocukluğumuzun  salıncak keyiflerindeki gb mutlu olursunuz,çocukluğumdaki en mutlu anlardaki gb,babamın parka götürdüğü,iplerden sıkı sıkı tutunduğum,babamın kendi başıma nasıl sallanacağımı öğrettiği,hep arkamda, daha ileriye daha ileriye sallanmamı sağladığı,korkusuzca hep daha uzağa gidebileceğimi düşündüğüm,yüzümde yüreğimde eşsiz kocaman bir gülümseyişin olduğu an gb,