bisiklet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bisiklet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2014 Perşembe

ALMANYA-BİSİKLET-MANNHEİM-SCHWETZİNGEN



biraz gezelim mi :)

Almanya  hayranlığımı her fırsatta dillendiriyorum,ben Almanya hayranı oldum, ben Almanya Hayranıyım,

ama Almanya özentisi olmamalıyım,Türkiye için rol modelimi seçtim,Türkiye'nin rol modeli Almanya olmalı,

ama Almaya özentiliği olmamalı,Sayın Ziya Gökalp bunu ,kitaplarında Avrupayı kendi tarihi

geçmişimiz,kendi değerlerimiz,kendi varlığımız,kendi zenginliğimiz üzerine katmalıyız,''Yetkinlik kazanmalıyız'' olarak anlatır,

Almanya'yı görünce,bizim gb ''Müslüman toplum'' deyişlerine tutunan toplumların mı?Almanya gb ülke

toplumlarının mı daha Müslüman olduğunu düşündüm?

Alman toplumu,İnsana,Hayvana,Doğaya saygı çerçevesinde kurmuşlar sistemlerini,iyi bir eğitim olmadan

bunları başarabileceklerine inanamıyorum,uzun bir eğitim sistemleri olduğunu duydum,bu başarının eğitimin

süresinin uzunluğundan ziyade eğitimin kalitesinden kaynaklanabileceğini düşünüyorum,

Almanya'ya hayranlığımı pekiştiren bir sürü konu var,trenlerden bahsettiğime göre  ''Bisiklet'' konusuna geçebilirim,''BİSİklet'' konusunda inanılmaz bilinçliler,Trenden sonra ikinci Ulaşım Araçları yada birinci ulaşım araçları BİSİKLET ikinci ulaşım araçları Tren,7 den 70 enin ulaşım aracı,sadece doğal toplumsal bilinçle bu kadar yaygın kullanılıyomuş,Avrupa daki diğer bir çok ülkede BİSİKLET bilincini oluşturmak için projeler yürütülüyo,sivil hareketler gerçekleştiriliyor,Türkiye mizdeki BİSİKLet bilinci,onların bir yüzyıl gerisindedir sanırsam:(( Türkiye,genel olarak Almanya'nın bir yüzyıl gerisindedir,,,


Bir Bisiklet Sever olarak,Almanya'yı görünce, Bisiklet konusunda daha Cesur olmamız gerektiğini,Bisiklet konusunda farkındalık oluşturmak için canla başla Çalışmamız gerektiğini anladım,sadece haftasonları markete gitmek için kullanmanın ötesine geçmeliydim,İnsanların düşünebileceği kötü şeyleri bir kenara bırakmalıydım,Bisikletin MEMleket meselesi olduğunu anlatmalıydım,

ilk olarak küçük şehrimizde işe Bisikletle gitmeye başladım,Küçük bir Anadolu Şehrinde bir kadınsanız bu biraz büyük bir hareket:)vermeye çalıştığım mesaj ''BİSİKLET BİR ULAŞIM ARACIDIR'' umarım daha çok kişi tarafından doğru algılanır,Trafikte daha çok Bisikletliler oluruz:)

güzel Almanya'da bir tur atalım mı:)













bi yemek molası verelim mi:)

biraz çayır çimen keyfi yapalım mı:)



dinlendik yola devam edelim mi:)







daha bir sürü nedenden,anlatırım zaman zaman,

                ben ALMANYAYI AYAKTA ALKIŞLIYORUM



bi kahve içelim mi:)




28 Temmuz 2013 Pazar

atlı karınca



Bisiklet Projemi yazmaya başlamalıyım diye düşünmüştüm Dün,Bugün Siyasetçilerin olmadığı bir dünya olabilir mi diye düşündüm,Siyasetçilerin İnandıkları uğruna İnsanlar ölmese,İnsan KAtliamları yaşanmasa

Küçük bir sihir olsa,Atlı Karıncada olsam,Kocaman Renklensem,Zihnimde yüzümü kocaman Gülümseten fikirler olsa,yanımdan Kırmızı Bisikletli Kırmızı elbiseli kadınlar geçse,sonra Huzurlu Sevgi beni Kucaklasa


Siz de Bu Pazar Atlı KArıncada olmak ister misiniz

13 Temmuz 2013 Cumartesi

duymadı,bekledim,gelmedi



yazdıklarımı okuyan birileri var mı bilmiyorum,ama,sizle daha faydalı olabilecek şeyler paylaşmam gerektiğini biliyorum,farkındayım,ama,yapamıyorum

bi proje için gittiğim AlmanyA mesela,bi proje için gittiğim Almanya dan dönüşümde gerçekleştirmeye çalıştığım Bİsiklet projemden mesela;bir aya yakındır işe  bisikletle gittiğimden;Almanya dan geldikten sonra Bez Çanta kullandığımdan

ama yapamıyorum;şapilimi  özlüyorum

geçenlerde kendimi zorladım, merdivenleri çıktım,sesimi duymadı,duyardı,camın önüne oturdum,bekledim,gelmedi,uyusada Duyardı,Gelirdi, Şapil

30 Kasım 2012 Cuma

spagetti isteyen can



iddia ediyorum,rejim olayı Türk bünyesine,alışkanlıklarına,yaşama şekline,yaşam lezzetlerine ters,,,

kilo vermek için spor salonlarına giden naciz vücudum,iflah olmaz,dur durak tanımayan,istedikçe daha çok almasını bilen geniş midemin parmağında fır fır döndürülüyor,spora başlayıp iki haftada iki kilo alıyor,spordan sonra muhteşem K lı pastayı yiyebilmek için,spora bisikletle gidip,muhteşem K lı malzemeleri bulmak için nefesten kesilene kadar dükkan dükkan pedal sallıyor,yeni yerleri gezerken,yeni lezzetleri tatmadan geçip gidilmesin diye adımlarına kara sullar iniyor,reklamları seyrederken tepside fosurdayan simitleri,soslu spagettileri görüyor,aklı fikri ruhu ızdırap çekiyor:)

nihayet spagetti yapıp aklım  fikrim midem huzura erecekti,,,






tam işte ruhum huzura erecektiki,kısa süreliğine ayrı kalmamız gereken Şapilim aklıma geldi,sonrası da çorap söküğü gb ilerledi:)Şapil bir süredir bahçe evimizde yaşıyor,her gün çok özlüyorum,buluşma vakitlerimiz bana yetmiyor:)evde küçük değişiklikler yapıp tekrar getircektim,bizim kız özgür ruhu ve iradesiyle,yeni yerleri keşfederken,yeni erkeklerle tanışıp,fazlaca anlaşmış,şimdi koca göbeği bir oraya bir buraya devirip duruyor:)




sonra insanların hayvanları kısırlaştırmayla ilgili paylaşımları aklıma geldi,keneler insanları ısırıp ölümcül virüsler bulaştırmasın diye,keneler üzerinde yapılan kısırlaştırma projesini hatırladım,bana da Şapili kısırlaştırmam  gerektiğini söyleyenler oldu,aklımı karıştıran yazılar da okudum,ama bunu yapmadım belki de yapamadım,kısırlaştırmayı savunan bir sürü insan olduğunu biliyorum,tamamen haklı gerekçeleri olduğunu da biliyorum,
sokaktaki canlar benim de içimi acıtıyor,hiçbirine yemeğe,sevgiye muhtaç bir yaşam layık görmüyorum,

ama
onlar bizim için yaşamıyorlar,bizim isteklerimiz,dileklerimiz için dünyaya gelmediler,gelmiyorlar,,,

izlediğim belgesellerden,okuduğum kitaplardan anladığım,evrendeki her canlının yegane amacı üremek,
üremek için besleniyor,üremek için çalışıyor,çabalıyor,savaşıyor,üremek için ölüyor,
biz bütün isteklerimizle,iyi dileklerimizle onların hayatına ne kadar müdahale etmeliyiz???
insanların arzuları neticesinde hayvanların türlerini değiştiriyoruz,türleri çeşitlendiriyoruz,boylarına,tüy yapılarına,karakter yapılarına göre alternatiflerimizi arttırıyoruz,en yeni köpek ırklarından biri olan Dogo Argentino canları için 9 köpek ırkını harmanlıyoruz,doğanın vahşi kedileriyle seçilen evcil kedileri çiftleştirip ortaya karışık canlar koyuyoruz.
insanların arzuları neticesinde bitki türlerini değiştiriyoruz,türleri çeşitlendiriyoruz,boyutlarına,renklerine,çekirdeklerine,güzelliğine,lezzetlerine,keyif vericiliğine,uyarıcılığına müdahale edip arzulamızı tatmin ediyoruz.
pekiiii

''bir elmanın sizi kullandığını düşündünüz mü hiç?''

bu kitap idefix önerilerinden biriydi,iyi ki sepetime eklemişim,iyi ki bana katmışım,bu kitap elma,lale,kenevir ve patatesin ve onların kaderlerini bizimkine bağlayan insani arzuların hikayesini anlatıyor,sizi ters köşe ediyor,bitkilere,arılara,zararlılara bir başka gözle bakmaya davet ediyor,
...''Biçimi ve kokusu sayısız nesiller boyunca arılar tarafından seçilmiş olan elma çiçeği gb,patatesin de boyutu ve tadı,sayısız nesiller boyunca bizim tarafımızdan seçilmiştir.Arıların da insanların da seçim kriterleri vardır:arı açısından simetri ve tatlılık;patates yiyen insan açısından da ağırlık ve besin değeri.Birimizin,zaman zaman arzularının farkında olacak şekilde evrilmiş oluşu,bu düzenlemede rol alan çiçek ya da patates açısından fark etmez.Bu bitkilerin önem verdiği tek şey,her varlığın en temel genetik düzeyde önem verdiği şeydir:kensinin daha çok kopyasını çıkarmak.Bu bitkiler deneme yanılma yöntemiyle bunu yapmanın en iyi yolunun hayvanları arı ya da insan,fark etmez.genlerini yaymaya ikna etmek olduğunu öğrenmiştir.Nasıl mı?Hayvanların bilinçli olan ya da olmayan arzularıyla oynayarak.Bunu yapmayı en etkin biçimde başaran çiçekler ya da patatesler,daha verimli olan ve daha fazla çoğalanlardır.''....
kitap dört arzunun,dört bitkinin kaderiyle bağlantısını anlatıyor,elmanın hikayesinde geniş anlamıyla tanımlanan tatlılık;laleninkinde güzellik;kenevirinkinde sarhoşluk ve patatesin hikayesinde de kontrol,
Arzular gereği daha parlak,biçimli,lezzetli,verimli patates kızartmaları  üretebilmek için genetiğiyle ne boyutlarda oynandığından haberdar ediyor,kusursuzluğunu bozmasın diye üstündeki böceği öldüren genetiğiyle oynanmış patateslerle,bu patatesleri üreten çiftçilerin tarlaya kimyasal bıraktıkları dönemde tarlaya asla girmedikleri bilgisiyle beni şaşırtıyor,

biz evrendeki canlılara ne kadar müdahale etmeliyiz?birbirimizin arzularını ne kadar tatmin etmeliyiz???



güzel elma,tatlı elma birbirimizi kullanmayı,evrende varolmamızı kabul ediyorum:)

afiyetler olsun;)